Pazar Meydanı
Patiska Üzerine Pirografi ve Nakış, 2021 ("Dans Eden Veba” adlı grafik romandan bir illüstrasyon)
Gareth Brookes tarafından yapıldı ve betimlendi.
Tolga Sertkaya tarafından seslendirildi.
[ritmik patlamalar eşliğinde ortaçağ sokak ambiyansı]
Sahne, bir Orta Çağ sokağında geçiyor. Orta Çağ kıyafetleri giymiş bir grup insan, ortada durmuş konuşuyor. Kıyafetlerinden köylü ya da kasabalı oldukları anlaşılan bu insanların çoğu yanık kahverengi tonlarında tasvir edilmiş. Kalabalık ve arkalarındaki ahşap binalar, kumaş üzerine yakma aleti kullanılarak ince mürekkep benzeri çizgilerle çizilmiş. Yanmış tekstil liflerinin kokusunu âdeta alabiliyorsunuz.
[lavta ile çalınan ortaçağ melodisi]
Kalabalığın içinde on kişi bulunuyor, birkaç kişi de arkalarında kısmen fark ediliyor. En solda, sırtı bize dönük ve hasır sepet taşıyan bir kadın duruyor. Yüzü bize dönük olan kel ve sakallı bir adamla konuşuyor. Ortalarında, bir doğancı, kahverengi elbiseli kadına doğru uzattığı elinde bir kuş tutuyor. En sağda tek bacaklı bir dilenci koltuk değneğine yaslanıyor. Etraflarını ahşap kirişlerle güçlendirilmiş Orta Çağ binaları çevreliyor.
Kalabalığın arkasında bir kadın kollarını kaldırıyor, vücudunun belden aşağısı öndeki figürler tarafından gizlenmiş.
[ alçak sesli uğultu, lavta ve patlama seslerinin yerini alır]
Kadın yukarı kaldırılıyor gibi duruyor. Kollarını ve bir bacağını tutan, kalabalığın üzerinde süzülen dört büyük, parlak renkli iblis, kadını yukarı doğru çekiyor. İblisler, dört farklı renkte işlemeli el dikişleriyle tasvir edilmiş.
Soldaki kırmızı iblis, kadının bacağını yukarı doğru çekiyor. Tavuk ayağına benzer pençesi, tüylü bir kuyruğu ve kanatları var. Kadının bacağını çekiştirirken büyük bir çaba sarf ediyormuş gibi geriye doğru attığı kafasında, kuşa benzer bir ibiği bulunuyor. Arkasında, dörtlünün en büyüğü olan mavi iblis, devasa kanatları ile tüm sahneye yayılıyor. Bu iblis bir ejderhaya benzese de gagası, boynuzları ve köpek gibi sarkık kulakları var. Gövdesinde bir insan yüzü taşıyan iblisin yılana benzeyen vücudu, diğer iblislerin etrafına sarılmış. Onun arkasında ve sağında, su yeşili dikişlerle işlenmiş üçüncü bir iblis daha var. Bu iblisin de kanatları var ve kadının kolunu yukarı doğru çekerken çılgınca gülümsüyor. Son olarak, yeşil iblisin arkasına dolanmış, sosis gibi uzun gövdesi olan sarı bir iblis yer alıyor. Köpeğinkilere benzeyen bacakları ve kuyruğu, tek bacaklı dilencinin hemen üzerinde, resmin sağına doğru uzanıyor. Boynuzlu kafası, kadına çok yakın ve ona bakarken sivri dilini dışarı çıkarıyor.
Kalabalığın donuk kahverengi tonları ve hareketsizliği, üzerlerindeki atmosfere hâkim olan iblislerin renkli hareketleriyle tam bir tezat oluşturuyor. Arnavut kaldırımlı sokakta duran kalabalık, devasa iblislerden habersiz, kendi aralarında konuşuyorlar. Eserin merkezinde yer alan ve iblisler tarafından yakalanıp yukarı doğru çekilen kadının gözleri fal taşı gibi açılmış; ağzı bir karış açık, âdeta dehşete düşmüş.
[drone ve sokak sesleri yavaş yavaş kaybolur]




